annemden bir arkadaşı oğluna okulda verilen ödevine karşılık böyle bir şey ister he ödev dediysek öyle ilkokul,lise projeleri gibi bir şey gelmesin aklınıza çokta başarılı bir okulun başarılı bir öğrencisidir ve annem o ağlamaklı gülümseyişini yüzüne yapıştırıp anlatmaya başlar;
''bir engelli annesi olarak 28 yıldır hayatın bütün ağırlıklarını omuzunda taşıyan bir bireyim,hiç bir zaman elimi kolumu sallaya sallaya çıkamadım evimden hep bir yerde çok önemli birşeyimi unutmuş gibiydim.Oğlumla beraber benimde hayatımda bir çok engeller oldu ve nihayetinde bedensel bir engelim olmadığı halde onun gibi yaşamaya başladım.Çoğu zaman o kaldırımın bir basamağını çıkamadı diye o önde ben arkada yolun kenarından yürümeyi tercih ettim.Ben yolun kenarından vızır vızır arabalar geçerken yürümeye çalışırken arkamda iki de kızım vardı bir yandan onları kollarken diğer yandan engelimle başa çıkmaya çalıştım.Devletin yasal bozulamayan prosedürlerine hiç girmiyorum çünkü girdiğim an hayatım zindana dönüyor.Bir engelli maaşı alabilmek için bir tek kaldırımın hayatı zorlaştırdığı bir ülkede kapı kapı dolaşıp işlerinizi halletmeniz tek başınıza çok zorken kimi sağlıklı insan bunu durmadan ertelerken ben omuzumda engelli bir çocukla hiç of'lamadan işlerimi halletmek için bir çok kapıyı aşındırdım.Evet ben bir engelli annesiyim ve bununla gurur duyuyorum çünkü dimdik hayatta kalmamı sağlayan bir yaşama sebebim var.
-peki bunca zorluğun ve güzelliğin arasında toplumun size bakış açısını hiç değerlendirdiniz mi?
''toplum engelliler hakkında daha önceleri bu kadar bilinçli değildi,bu kadar çok engelli merkezi yoktu.İnsanlar etraflarında görerek bu bilinçle yaşamayı da yavaş yavaş öğreniyor,daha önceleri kimse yardıma koşmazken şimdi yolda ayağın takılıp düşsen yardımına geliyorlar bunlarda zamanla oldu bunlarında zorluklarını yaşadık,insanlar hep çekindiler kendilerine sanki zarar verilecek gibi korktular,senin gözünün içi gibi baktığın yavrunu hep görmezden geldiler çok şükür ki şimdi devlet tarafından yapılan şeylerden güç bela da olsa faydalanıyoruz da bir parçada olsa sesimizi duyurabiliyoruz.''
-peki bunca şeyin içinde ''SİZ'' ne oldunuz?
''hiç bir yerden destek görmedim,kimse yardımıma koşmadı.En yakınım yabancılaştı,elbette benimde bunalımlarım oldu ama hayata daha fazla göğsümü kabarttım her zorlukta ben hayattan değil hayatı kendimden korkutmaya karar verdim bir gün işte o anda daha sağlam adımlarla sarıldım yavruma.Etrafımda görmediğim duymadığım bir şey başıma gelmişti ve bende onu keşfetmeye onunla beraber başladım ve kimsenin göremediği bir şeyi gördüm o bir MELEK'ti.Evet belki pek bir sosyal hayatım kalmadı,belki kendime vakit ayırıp kimi kadının bakımlı olmaktan kastı olan topuklu ayakkabıyı giyipte tekerlekli sandalyeyi sürmedim.Onunla beraber hayatta hep yüksek topuklar üzerinde olduğumuz için pekte önemsemedim çünkü kendimi hep önemli,özel hissettim.''

