5 Ocak 2013 Cumartesi



Düğünümüze 6 ayımız kala bir çok şeyi planlamaya çalıştım eee nişanlımla mesafelerde uzak olunca o buradayken devamlı bir koşturmaca içindeyiz net bir balayı planı bile yapamadık ki...
Gel gelelim ki işlerimizi sıraya koymakta epey bir zorlanıyoruz :) teyzeler,ablalarda geçmiş diyor ohooo bunlar en kolay aşama sen bir de evlendikten sonra gör :) göreceğiz bakalım,zor ama ben hazırlıklardan aşırı derece keyif alıyorum :D devamlı bi eksik,devamlı bir alınacaklar listesi hep bi koşturmaca bıcır bıcır şeylerin içinde :D
farkındalığın farkını ortaya çıkarmaya çalıştıkça da işler biraz sarpa sarıyor gibi ama canımızı sıkmıyoruz bir şekilde çorap söküğü gibi bir birini takipte çünkü işlerimiz yaptığım projelerimi bitirdikçe sizlerle de paylaşacağım hazırlıklar hakkında da yardımcı olabilirim belki evlenecek kızlarımıza..
bana da ev dekorasyon kursları bir hayli yardımcı çünkü
eeee kendini tekrarlayan şeylerle uğraşmayı sevmediğimi biliyor yakın çevrem devamlı aynı işi yapmaktan sıkıldığım içinde o kurs senin bu kurs benim hep bi koşturmaca hep bir değişiklik içindeyim :D 

kına için kapı süsü tasarladım hemde siyah payetli kumaştan :D yine ETRAF bir kulp takıp bu ne içine karalar mı bağladı dese de benim hoşuma gitti hemde kına yeri için kapı süsü mü olur demeden tasarladım ve yaptım valla benim kınamda kapı süsümde olacak :D
veee çok yakında burada da paylaşacağım


                                               
 

Bakalım ortaya neler çıkacak bende merak içerisindeyim :)

28 Nisan 2012 Cumartesi

Annem

annemden bir arkadaşı oğluna okulda verilen ödevine karşılık böyle bir şey ister he ödev dediysek öyle ilkokul,lise projeleri gibi bir şey gelmesin aklınıza çokta başarılı bir okulun başarılı bir öğrencisidir  ve annem o ağlamaklı gülümseyişini yüzüne yapıştırıp anlatmaya başlar;



''bir engelli annesi olarak 28 yıldır hayatın bütün ağırlıklarını omuzunda taşıyan bir bireyim,hiç bir zaman elimi kolumu sallaya sallaya çıkamadım evimden hep bir yerde çok önemli birşeyimi unutmuş gibiydim.Oğlumla beraber benimde hayatımda bir çok engeller oldu ve nihayetinde bedensel bir engelim olmadığı halde onun gibi yaşamaya başladım.Çoğu zaman o kaldırımın bir basamağını çıkamadı diye o önde ben arkada yolun kenarından yürümeyi tercih ettim.Ben yolun kenarından vızır vızır arabalar geçerken yürümeye çalışırken arkamda iki de kızım vardı bir yandan onları kollarken diğer yandan engelimle başa çıkmaya çalıştım.Devletin yasal bozulamayan prosedürlerine hiç girmiyorum çünkü girdiğim an hayatım zindana dönüyor.Bir engelli maaşı alabilmek için bir tek kaldırımın hayatı zorlaştırdığı bir ülkede kapı kapı dolaşıp işlerinizi halletmeniz tek başınıza çok zorken kimi sağlıklı insan bunu durmadan ertelerken ben omuzumda engelli bir çocukla hiç of'lamadan işlerimi halletmek için bir çok kapıyı aşındırdım.Evet ben bir engelli annesiyim ve bununla gurur duyuyorum çünkü dimdik hayatta kalmamı sağlayan bir yaşama sebebim var.
-peki bunca zorluğun ve güzelliğin arasında toplumun size bakış açısını hiç değerlendirdiniz mi?
''toplum engelliler hakkında daha önceleri bu kadar bilinçli değildi,bu kadar çok engelli merkezi yoktu.İnsanlar etraflarında görerek bu bilinçle yaşamayı da yavaş yavaş öğreniyor,daha önceleri kimse yardıma koşmazken şimdi yolda ayağın takılıp düşsen yardımına geliyorlar bunlarda zamanla oldu bunlarında zorluklarını yaşadık,insanlar hep çekindiler kendilerine sanki zarar verilecek gibi korktular,senin gözünün içi gibi baktığın yavrunu hep görmezden geldiler çok şükür ki şimdi devlet tarafından yapılan şeylerden güç bela da olsa faydalanıyoruz da bir parçada olsa sesimizi duyurabiliyoruz.''
-peki bunca şeyin içinde ''SİZ'' ne oldunuz?
''hiç bir yerden destek görmedim,kimse yardımıma koşmadı.En yakınım yabancılaştı,elbette benimde bunalımlarım oldu ama hayata daha fazla göğsümü kabarttım her zorlukta ben hayattan değil hayatı kendimden korkutmaya karar verdim bir gün işte o anda daha sağlam adımlarla sarıldım yavruma.Etrafımda görmediğim duymadığım bir şey başıma gelmişti ve bende onu keşfetmeye onunla beraber başladım ve kimsenin göremediği bir şeyi gördüm o bir MELEK'ti.Evet belki pek bir sosyal hayatım kalmadı,belki kendime vakit ayırıp kimi kadının bakımlı olmaktan kastı olan topuklu ayakkabıyı giyipte tekerlekli sandalyeyi sürmedim.Onunla beraber hayatta hep yüksek topuklar üzerinde olduğumuz için pekte önemsemedim çünkü kendimi hep önemli,özel hissettim.''

23 Nisan 2012 Pazartesi

en sevdiğime

bugün içimden bir şeyler koptu ne olduğunu bilmiyorum ama çok sevdiğim bir şeyi kaybetmiş gibi bir his var içimde sanırım uzun bir süre de onu aramak için uğraşacağım..nereden başlayacağını bilmez ya insan işte o bilinmezliğin içinde boğuluyorum.Bir tatil yada sıcak bir omuza ihtiyacım var diyerek YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ'ı okumaya koyuldum.Beni mi anlatıyor ben mi kendimi  arıyorum bilmiyorum.Birinin ağzını yüzünü dağıtmakla geçmeyecek bir sıkıntı bu bendeki hee suratını parçalamak istediğim çok insan var onların tabiriyle bastırılmış duygularımı onların suratına kusmak istiyorum o ayrı.Şuan yanımda istediğim tek bir insan var ve ömrüme ömür katan o insanı çok özledim ve çok seviyorum bütün mutluluklarımı bir bavula yükleyip biletimi almak için can atıyorum sisteme kızamıyorum çünkü boktanlığına sövmekten sıkıldım.Karşıma biri çıkıp onu anlat dese hangi kelime onu tarif eder bilmiyorum işte bu bilinmezlik canımı sıkan evet bir gün herşeyimi toplayıp köklerime geri döneceğim ve sonsuz bir mutluluğun ortasına atacağım kendimi geri de bıraktıklarım beni düşündürmüyor sadece beni çok sevenlere borcumu ödeyememek canımı sıkıyor.Beni tüm kusurlarıma,kusursuzluklarıma rağmen seven insana koşabileceğim günü bekliyorum ve o günün hiç gelmemesinden korkuyorum.Şu sıralar tam bir survivor hayatı sürüyorum ve ben dümenimi çeviren o insanı istiyorum yanımda.İçimde devamlı tüten birşey sönmesin diye ateşe devamlı odun atmak gibi.Bütün üzgünlüğüm,kırgınlığım herşey geçiyor da korku varya için için kavuruyor.Kaybetmekten korktuğun tek şeyi avuçlarının içinde sıkıca tutmak gibi bir hissin sen sevgilim,yumurtayı kırmadan koşa koşa eve getirmek gibi ve biliyorum ki bir gün yüzümüzdeki her çizginin derinliğinde birbirimizin izi olacak...


seni çok seviyorum.

17 Nisan 2012 Salı

ipini koparan blog açıyor

blog açmak çok uzun zamandan beri düşündüğüm bir eylemdi..bugün tepem attı ve ne diye açmıyorum dedim işe koyuldum,kollarımı sıvadım ve sonuç olarak burdayım herkes gibi çeşit çeşit blogları didik didik edip inciğini cıncığını araştırdım ve işte dibek tokmağı gibi bende burdayım..